Sembolik Oyun Nedir? Neden Gereklidir?

Televizyon kumandası bir anda telefona dönüşebildiği gibi, inanılmaz hızlı giden bir uçağa da dönüşebilir çocuklarımızın elinde. İşte belki tam da bu sebeple, havalarda uçarken görebilirsiniz kumandanızı! Sakinliğinizi koruyun, sembolik oyun dünyasına hoş geldiniz!…

Sembolik oyun temelleri 1 yaş civarında atılmaya başlar. Miniklerimiz bu zaman diliminde, daha önceden nesnelerle tekrarladıkları hareketleri, yavaş yavaş nesnesiz taklit etmeye başlar (örneğin, elinde bardak yokken bir şeyler içer gibi yapmak) ve bunu bir oyuna dönüştürürler. Gelişen bilişsel beceriler, dil beceriler ve sosyal beceriler desteğiyle de sembolik oyunlar gitgide çetrefilli bir hale gelir. Işıklar kapatıldığında salon, bir uzay mekiğine dönüşebilir, yünlü bereler astronot başlığı; boyna takılan kolye şeklindeki bir ip yaşam destek kutusu olabilir…Yaratıcılıkta sınır yok!

Gelişim kuramcılarının bir kısmı sembolik oyunları bilişsel gelişimin aynası olarak düşünmektedir. Diğerleri ise, bu tarz sembolik oyunların bilişsel gelişimi destekleyici olduğu savını öne sürmektedirler. Son yıllarda ise uzlaşmacı bir tavır benimsenmiştir, ki günlük hayat örneklerine bakıldığında en doğrusunun bu olduğu gözlenmektedir. Gelişimsel problemleri olan çocuklarımızda sembolik oyun kurumu ve oynanmasının oldukça az olduğunu bilmekteyiz. Ancak bir diğer yandan da sembolik oyunların yetişinler tarafından desteklenmesi ile çocukların dil becerileri ve sosyal becerileri de oldukça gelişmektedir. Dolayısıyla, sembolik oyunun ortaya çıkması için belli bir bilişsel olgunluk gerektiği, sembolik oyunlar ortaya çıktıktan sonra da bilişsel becerileri desteklediği düşünülebilir.

Çocuğunuzun sembolik oyunlarına katılın! İki yaş civarında sembolik oyunların takibi biraz daha zor olabilir, çocuklar hemen fikir değiştirebilirler: Kendinizi çay içmeye gelmiş bir arkadaş sanırken, birden yaramazlık yapan bir çocuk olarak bulabilirsiniz. Zaman tanıyın çocuğunuza, denesin, keşfetsin bütün rolleri. İlla fillerin uçamadığı bilgisini vermek istiyorsanız, “evet gerçek hayatta filler uçamaz ama bu bizim oyunumuz ve bizim oyunumuzda filler uçabilir” deyin. Çocuğunuzun yaratıcılığını baltalamayın. Uçan kumandaya gelirsek….Sakinliğinizi koruyun ve sorun, eğer gerçekten bir uçak olduğuna ikna olursanız, kumandanın bozulabileceğini, televizyon çarparsa televizyonu kırabileceğini ve cam parçalarının bize zarar verebileceğini anlatın. En önemlisi de, kumandayı çocuğunuzun elinden aldıktan sonra, ona uçak yapabileceği başka bir şey verin, kağıt havlu rulosu mesela…

Bizi Takip Etmeyi Unutmayın..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir